Yine de sövmemek lâzım!

Dec 13, 2013 by

Yine de sövmemek lâzım!

TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ile AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan birbirleriyle küfürleşmişler.

Bu çirkin sözler Meclis tutanaklarına da geçmiş…

Tutanağı okudum.

Muharrem İnce’nin, konuşması bittikten sonra yerine geçerken tartıştığı Zeyid Aslan’ı bilinçli bir şekilde tahrik ettiği, “Ne yaparsın? Küfür mü edersin?”, “Eder misin?” ve “Et bakalım da görelim” gibi sözlerinden açıkça anlaşılıyor. Hatta bununla da kalmayıp önce kendisi Zeyid Aslan’a küfrediyor. O da ona…

İlk kimin sövdüğü veya kimin haksız olduğu üzerinde fazlaca durmaya gerek yok.

İkisine de yakışmadı.

Çünkü küfretmek veya sövmek çok çirkin ve hiç kimsenin tasvip etmeyeceği bir davranış… Ayrıca, dinî, ahlakî veya insanî, hangi açıdan bakılırsa bakılsın hoş görülecek bir şey değil. Hem kanunen de suç…

Bu yüzden haklı veya haksız hangi sebeple olursa olsun insanları rencide edecek sözlerden kaçınmak gerekiyor. Hepimiz sözlerimizi özenle seçmeli, konuşurken dilimize hâkim olmayı bilmeliyiz.

Özellikle siyasilerimiz…

Özellikle de milletvekillerimiz…

Halkın kendisini temsil etmek için meclise gönderdiği vekillerin,  toplumun huzurunda ve meclisteki konuşmalarında her türlü çirkinlikten uzak durmaları; hem kendilerine hem de temsil ettikleri insanlara yakışmayacak hal ve hareketlerden kaçınmaları; halkımıza da güzel örnek olmaları gerekiyor.

Küfretmekle ilgili söylenecek daha çok söz var elbette… Olayın eğitim ve insan psikolojisi açısından da ayrıca ele alınması mümkün.

Fakat ben konuya daha başka bir açıdan yaklaşmak ve sizlere yine bir kıssa aktarmak istiyorum.

Bildiğiniz gibi bir önceki yazımda, kıssaların kültür ve medeniyetimizdeki yeri ve önemine değinmiş;  Anadolu insanının irfanının kıssalarla yoğrulduğundan bahsetmiştim.

Bugünkü kıssamız şöyle:

Adamın biri çok söver, sinirlendiğinde küfredermiş. Çevresindekiler bu adamın sövmesinden bıkmışlar ve şikâyetçi olmuşlar; sonunda adamı mahkemeye çıkarmışlar.

Kadı efendi hiddetle sormuş:  “Utanmıyor musun koskoca adam sövmeye?”

Küfürbaz adam tam cevap verecekken ansızın bir patırtı kopmuş. Saygısızın biri koşarak mahkeme salonuna dalmış ve kadı efendinin karşısına dikilmiş. Nefes nefese; “Kadı efendi, kadı efendi! Az önce babam öldü! Acaba üvey anamın nikâhı bana düşer mi?” demiş.

Kadı efendi neye uğradığını şaşırmış, ne cevap vereceğini de bilememiş… “Fesübhanallah!” diyerek “Yâ sabır!”  çekerken, yargılanmak için bekleyen küfürbaz hemen lafı yapıştırmış ve;

“Kadı efendi! Memlekette böyle ‘şeyini şey yaptığımın’ adamları varken, ben nasıl sövmeyeyim şimdi?” demiş.

Kıssadan hisse; bazıları sövülmeyi gerçekten hak ediyorlar galiba… Hatta bazıları da zorla kendilerine sövdürmek için etmediklerini bırakmıyorlar. Ama yine de sövmemek lazım!

Yakışmıyor!

Bu yazı 12 Aralık 2013 Perşembe 09:33’te Platinhaber.com’da yayımlandı:

http://www.platinhaber.com/yine-de-sovmemek-lazim-7172yy.htm

Related Posts

Share This